Görünenin ardındaki örüntüleri, derinine inerek anlamak.
Psikodinamik ve psikanalitik yönelimli yüz yüze ve online psikoterapi.
Randevu alPsikodinamik terapi, şu anki duygu ve davranış kalıplarınızın geçmiş deneyimlerinizle bağlantısını anlamaya odaklanır. Belirtiyi bastırmak veya yok etmek yerine, onun ardındaki bağları keşfederek daha kalıcı bir değişimi hedefler. Bu, hızlı bir semptom giderimi değil; zamana yayılan, derin ve kalıcı bir çalışmadır.
Örüntülerin gündelik hayatta, ilişkilerde ve seçimlerde aldığı biçim. Terapiye getiren ilk şey çoğu zaman burada görünür olur.
Belirtinin, tekrarın ve çatışmanın yaşandığı bugünkü zemin. Çalışmanın yürüdüğü, ağırlığı taşıyan kısım.
Bugüne taşınan erken deneyimler ve fark edilmeyen örüntüler. Görünmez olduğu için en kritik olan; çalışmanın asıl indiği yer.

Divan, psikanalizin en eski nesnesidir: kişinin yüz yüze bakmak zorunda kalmadan kendi iç dünyasına dönebildiği yer. Bu çalışma da aynı şeyi hedefler; görünenin altına, kişinin kendi sözüyle inmek.
İstanbul Üniversitesi Psikoloji Bölümü'nden 2021'de mezun oldu. Aynı yıl, bir proje kapsamında Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi'nde araştırma görevlisi olarak çalıştı. Lisansının ardından üç yıl boyunca Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı'nda psikolog olarak görev aldı; klinik ve akademik faaliyetlerini burada sürdürdü.
Hastane deneyimine eş zamanlı olarak Üsküdar Üniversitesi Klinik Psikoloji yüksek lisansını tamamlayarak Klinik Psikolog unvanını aldı. Bu süre zarfında çeşitli derneklerden psikanliitik/psikodinamik eğitimlerini, travma ve yas eğitimlerini tamamladı. Psikosomatik hastalıklarla ilgili seminerlerini tamamladı.
Danışan görmeye başladığından bu yana bireysel ve grup süpervizyonlarını sürdürdü, kendi bireysel analiz sürecine başladı. 2026 itibarıyla Beyoğlu'ndaki kendi kliniğinde danışan kabul etmektedir.
Beyoğlu'ndaki klinikte, psikodinamik yönelimli bireysel görüşmeler. İlk adım bir ön görüşmedir; gelme nedeniniz ve beklentileriniz birlikte konuşulur, sürecin size uygun olup olmadığı değerlendirilir.
Görüntülü görüşme ile yürütülen, birçok durumda yüz yüze terapiyle benzer etkinlikte bir çalışma. Stabil bir internet, mahremiyetinizin korunduğu bir ortam ve görüntülü görüşme yapabilecek bir cihaz yeterlidir.
Standart seans 45 dakikadır; görüşmeler genellikle haftada bir başlar. Süre, başvuru nedeninize göre ilk görüşmelerde birlikte belirlenir.
Terapiye çoğu zaman bir belirtiyle geliriz: uyuyamamak, sürekli bir tedirginlik, tükenmişlik, aynı kavganın tekrarı.
İlk beklenti çoğu kez bu belirtinin bir an önce kaybolmasıdır. Anlaşılır bir istek. Ama psikodinamik çalışmada belirtiye biraz farklı yaklaşırız: onu susturulması gereken bir gürültü olarak değil, bir şey söylemeye çalışan bir mesaj olarak ele alırız.
Bir belirti, çoğu zaman doğrudan söylenemeyen bir şeyin dolaylı ifadesidir. Yıllarca ertelenmiş bir yas, adı konmamış bir öfke, taşınması ağırlaşmış bir sorumluluk; beklenmedik bir yerden yüzeye çıkabilir.
Belirtiyi hızlıca bastırmak kısa vadede rahatlatır. Fakat mesajı gönderen şey yerinde durdukça, belirti biçim değiştirerek geri gelme eğilimindedir. Bu yüzden çalışmanın odağı belirtiyi yok etmek değil, onun neyi işaret ettiğini birlikte anlamaktır.
Bu, daha yavaş bir yoldur. Ama anlaşılan bir belirti, bastırılan bir belirtiden çok daha az güçle geri döner.
Farklı insanlar, farklı şehirler, farklı işler. Ama bir süre sonra tanıdık bir his: yine aynı yerdeyim.
Çoğumuz hayatımızın belirli bir döneminde bunu fark ederiz. Kaçındığımızı sandığımız ilişki biçimi, bıraktığımızı düşündüğümüz rol, tekrar tekrar önümüze çıkar. Bu bir şanssızlık ya da karakter kusuru değildir.
Erken dönemde kurduğumuz ilişki kalıpları zamanla bize o kadar tanıdık gelir ki, onları artık fark etmeyiz. Tanıdık olan, çoğu zaman rahat olandan önce gelir.
Örüntüyü göremediğimiz sürece onu yaşamaya devam ederiz. Görebildiğimiz an, ilk kez seçim yapma imkânı doğar.
Terapinin yaptığı şeylerden biri budur: tekrarı yavaşlatıp görünür kılmak. Bir kalıbın nereden geldiğini anlamak onu anında çözmez, ama üzerinde ilk kez bilinçli bir söz söyleme alanı açar.
Terapiye gitmeyi düşünen birçok kişinin aklından geçen bir cümle var: benimki o kadar da ciddi değil.
Bu cümle çoğu zaman kendini durdurmanın kibar bir yolu olur. Sanki terapi yalnızca bir kriz, bir çöküş, dayanılmaz bir noktadan sonra hak edilen bir şeymiş gibi.
Oysa terapi için belirli bir eşiği geçmiş olmanız gerekmez. Kendini daha iyi tanımak istemek, tekrarlayan bir kalıbı anlamak, uzun süredir taşınan bir şeyi bir yere bırakmak da başlı başına yeterli sebeplerdir.
Aksine, bir şey dayanılmaz hale gelmeden konuşabilmek çoğu zaman süreci kolaylaştırır. İlk adım büyük bir karar olmak zorunda değil; çoğu zaman sadece bir ön görüşmedir.
Bir şeyi merak ediyor olmanız, onunla çalışmak için yeterlidir.
Aşağıdaki butonlardan ulaşıp not bırakabilirsiniz. En kısa sürede size dönüş sağlanacaktır.
Terapiye başlamak için belirli bir kriz yaşıyor olmanız gerekmez. Telefon, e-posta veya aşağıdaki bilgiler üzerinden bana ulaşabilirsiniz.